Kıyıdan Lüfer Avı

Kıyıdan Yemli Lüfer Avı

Lüfer denizlerimizin kral balığıdır. Eğer lüfer yemişseniz bunu sonuna kadar hakettiğini bilirsiniz. Lüfer, Osmanlı’da sarayda bile oldukça beğenilen bir balıktır. Meşhur Pierre loti bile yediği en lezzetli balık olarak lüferden bahsettiği rivayet edilir.

Aslında lüfer okyanuslar da dahil olmak üzeri dünyanın birçok yerinde rastlanılan bir balıktır. Fakat bunlar farklı boyutlarda ve yapılarda olmaktadır. Lüferin en irisine kofana( bunlar 4-5 kg kadar ulaşabilirler), 30-40 cm aralığında olanlara lüfer, 30 cm altındakilere sarıkanat, bir boy küçüğüne çinekop ve daha küçüğüne ise defne yaprağı denilir. Ülkemizdeki lüfer balığından bahsedecek olursak; ekim ayının başlarından itibaren Karadeniz’den Marmara ve Ege denizlerine doğru sürüler halinde akın eden ve nisan, mayıs aylarında ise ters istikamette geri dönen bir balıktır. Oldukça hızlı, saldırgan ve yırtıcı bir balık türüdür. Vücudunun dinamik ve su içinde hızlı hareket etmeye göre tasarlanmış bir yapıya sahip olduğu görülebilir. Dişleri jilet kadar keskindir. Beslenme zamanında sürüler halinde yamyamlık yaptıkları bile görülebilir.

Lüferi yakalamak oldukça zevkli ve bir o kadar da uğraştırıcıdır. Aslında bu balığı yakalamak oldukça kolaydır fakat diğer tüm balık türlerinde yaşadığımız durum lüfer içinde geçerli olduğundan lüferi yakalamak da artık zor. Nedir bu geçerli olan durum: Tabiki aşırı ve kaçak avlanama. Eğer vatandaş olarak görevimizi yapmaz ve yasal sınırların altında avcılık yapar veya buna göz yumarsak yakın bir zamanda lüferi ancak doğal hayat müzelerinde görebileceğiz. Lütfen avlanma koşullarına uyun ve uymayanları ihbar edin. Bu bizim vatandaşlık sorumluluğumuzdur.

 Neyse sosyal mesajımızı verdikten sonra konumuza geri dönelim. Lüfer aslında kolay yakalanan bir balıktır. Yeter ki avlandığınız merada olsun. Beslenme saati geldiğinde doğru yerde olursanız mutlaka yakalarsınız. 

Takım Seçimi:  Yemle lüfer yakalamanın iki yöntemi vardır. Birincisi ve en yaygın olanı hazır olarak satılan lüfer takımıyla yapılan yöntem. İkincisi ise Kıbrıs sarması şeklinde yapılan yöntemdir.

Klasik lüfer takımı parlak bir jelatinle sarılmış şamandıra veya mantarın hemen altına gelen üç veya iki iğneden oluşan takımdır. Üçüncü iğne hırsız iğnedir ve genelde gezer halde bırakılmıştır. Şamandıradan sonraki kısım ya çelik tel ya da ip misina yardımıyla takımın ana bedenine eklenir. Bu takımı kendiniz de hazırlayabilirsiniz.

Kıbrıs sarması şeklindeki avlanma takımı daha az tercih edilir çünkü iğnelerin karışması sebebiyle gece avlarınızda canınızı epey sıkabilir. Üstelik bu takımı kullanabilmeniz için akıntının yavaş veya hiç olmadığı yerleri tercih etmeniz gereklidir. Bu takımı da kendiniz hazırlayabilirsiniz. Fakat lüferin çok keskin dişleri olması sebebiyle iğneleri mümkün olduğunca sık ve güçlü bir şekilde birbirine ilave etmeniz gereklidir.

 Her iki takımda da 100 gr kurşun kullanmanızı öneririz. Özellikle akıntının yüksek olduğu boğazlarda avlanıyorsanız bu ağırlık 120 ve hatta 150 gr a kadar çıkabilir. Kamışınızı gergin bir şekilde ayarlamanız çok önemlidir. Çünkü lüfer çok hırçındır ilk anda tasmalayıp çekmeye başlamasanız kısa sürede kancalardan kurtulabilir. Bu yüzden gözünüzü kamıştan ayırmamalısınız. Gece avlanacaksanız fosfor veya ışıklı uyarıcılar kullanmanızı öneririz.

Hangi Yem: Lüfer avında en fazla tercih edilen yem balıkları izmarit, istavrit, zargana, sardalye ve hamsi balıklarıdır. Bu balıkları dilerseniz kendiniz avlayıp dilerseniz de satın alıp avlanacağınız meraya uygun zamanda gitmeniz gerekir. İzmarit balığının kafası koparılıp yaprak haline getirilerek takıma iğneler çıkmayacak ve balığın görüntüsünü bozmayacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. En fazla tercih edilen yem izmarittir bunun en önemli sebebi bozulmadan ve diğer balıkların tacizine uğramadan saatlerce suda kalabilmesidir. Sardalye ve hamsi çok kolay bozulan yemlerdir. Zargana ve istavrit bunlara göre daha dayanıklı olsalar da izmarit kadar avcı değillerdir. Zargana daha çok teknelerde su üstü yapılarak kullanılır. Sardalye ise Kıbrıs sarmalarında sıklıkla kullanılır.

Mera Seçimi: lüfer avında en önemli konulardan biri tüm balık avlarında geçerli olduğu gibi mera seçimidir. Lüfer göç balığı olduğundan her yıl nerelerde kıyıladığı tecrübeli balıkçılar tarafından bilinir. Size tavsiyemiz: Bulunduğunuz bölgede balıkçılar nereye gidiyorsa sizde oraya gidiniz ya da bilenlere sorarak mera seçmeniz. Aksi halde işiniz tamamen şansa kalmıştır. Çünkü lüfer her yerde kıyıya yaklaşmaz. Genellikle denizin içine doğru iyice sokulmuş burunlar lüferin bulunma ihtimalinin fazla olduğu yerlerdir. Çünkü bu yerler denizdeki derin kanallara yakın olurlar böylece akıntıdan kıyıya yaklaşan balık ilk buralara uğrar. Aynı şekilde lüferin avladığı balıklarda aynı sebeple buaralarda olurlar. Yani bir yer bilmiyorsanız gözünüze kestirdiğiniz bir buruna gidebilirsiniz. Lüfer Karadeniz Marmara, Boğazlar ve Ege’de kıyıdan sıkça avlanır. Özellikle boğazlardan geçerken çok fazla avlanır. Çünkü buralarda kıyıya yakın geçerler.

Zaman Seçimi: Lüferin beslenme saatleri genellikle sabah erken gün henüz ağarırken ve akşam güneşin battığı saatlerdir. Bu saatlerde balığı yakalama şansınız fazladır. Fakat bu daha çok spinciler için geçerli bir bilgidir. Spinle lüfer avını başka bir başlıkta detaylıca ele alacağız. Kıyıdan yemli lüfer avında en uygun saatler havanın kararmasıyla başlayan saatlerdir. Gece boyunca sabahın ilk ışıklarına kadar lüferi yakalama şansınız olacaktır. Çünkü lüfer gece daha derine iner ve su üstündeki değil altındaki balıkları avlar. Gündüz saatlerinde yemli lüfer avı pek verim vermez. Tabi bir sürüye denk gelirseniz o ayrı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir